2023 Yılında Türkiye’de Siyasetin En Çok Konuşulan Başlıklarına Göz Atıyoruz

2023 Yılı, Türkiye’de siyasetin doruk noktasında yaşandığı bir sene oldu. Dört senedir beklenen genel seçimler bu sene gerçekleşirken, ana muhalefet partisi CHP’de de 13 yılın ardından ilk kez lider değişimi yaşandı.

Seçim sonuçları sonrası CHP’de yaşanan değişiminin yanı sıra muhalefetin bir diğer önemli partisi İYİ Parti de iç krizlerle boğuşmayı sürdürüyor.

Sancılı ve yoğun bir seçim gündeminin ardından 2023’ün son günlerinde Türkiye’de bu sefer de yerel seçim heyecanı yaşanıyor.

Öyleyse gelin, 2023 yılının en çok konuşulan siyasi olaylarını tekrar gözden geçirelim.

Türkiye’de 2023, Seçim yılı oldu. 2019’dan beri sandıklar kurulmayan ülkede, özellikle son iki senedir seçimlerin ne zaman yapılacağı tartışılıyor, erken seçim olup olmayacağı değerlendiriliyordu.

Erken seçim ihtimalleri rafa kalkıp Mayıs ayında Türkiye’nin sandık başına gideceği açıklandıktan sonra herkes seçimlere odaklandı. 

Seçim sathına girildiği günlerde yaşanan büyük deprem felaketi ülkenin gündemini değiştirse de neticede seçimlerin daha önce belirlendiği gibi 14 Mayıs tarihinde yapılacağı açıklandı.

Herkes muhalefetin Cumhurbaşkanı adayına kilitlendi. 

Uzun bir bekleyişin arından Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu oldu.

Cumhur İttifakı’nın adayı Recep Tayyip Erdoğan, Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu, ATA İttifakı adayı Sinan Oğan ve Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce resmi olarak Cumhurbaşkanı adayı olmaya hak kazandılar.

Oldukça yoğun ve sert geçen kampanya sürecinin son günlerinde Muharrem İnce adaylıktan çekildiğini açıkladı. 

Ancak çekilmesi için yasal süreç sona erdiği için isminin oy pusulasında yer almasına karar verildi. 

Böylece resmi olarak dört aday Sandık’ta halkın önüne getirildi. 

Anketlerin önemli bir kısmı muhalefeti seçimlerde şanslı görürken, Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı seçilebileceğini düşünenler hiç de az değildi.

Ancak evdeki hesap sandığa uymadı.

Mevcut Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisi için oldukça zorlu bir sınav olarak gözüken seçimlerin ilk turunda oyların %49 buçuğunu hanesine yazdırmayı başardı. Muhalefetin büyük umut bağladığı Kemal Kılıçdaroğlu ise %45’te kaldı.

Yarışın içindeki üçüncü isim olan Sinan Oğan ise %5 oy alarak ciddi bir varlık gösterdi. 

İkinci tura kalan seçimlerde Erdoğan bu sefer oyların %52’sini alarak 2014 yılından beri sürdürdüğü Cumhurbaşkanlığı görevini 2028 yılına kadar devam ettirmeyi kesinleştirdi.

Sonuçlar Türkiye’de bir kesimi mutlu ederken, halkın diğer yarısı büyük bir hayal kırıklığı yaşadı.

Türkiye, Haziran ayına seçimlerini tamamlamış şekilde girdi. Ancak Seçimin etki ve yansımaları henüz daha yeni başlıyordu. Şimdi gözler muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na çevrildi. Seçim mağlubiyeti sonrası kendisinin istifa etmesini bekleyenlerin sayısı hiç de az değildi. Lakin Kemal Bey görevi bırakmayacağını açıkladı.

Kılıçdaroğlu’nun seçim mağlubiyeti sonrası görevinde kalma çabası, kendisine yönelik olumsuz tepkileri de beraberinde getirdi. 

Bu süreçte Parti içinden de değişim çağrıları hız kazandı. 

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bir grup parti yöneticisi eşliğinde internet üzerinden toplantılar yaptığı basına yansıdı. 

Seçimlerin ardından Türkiye, bu sefer ana muhalefet partisinin kurultay sürecine kilitlendi.

CHP’de olağan kurultay sürecinin başlamasının ardından Parti’nin TBMM Grup Başkanı Özgür Özel, genel başkanlığa aday olduğunu açıkladı.

Özgür Özel’in adaylığı sonrası CHP’de 2023 yazı ve sonbaharı boyunca sürecek bir liderlik yarışı kendini gösterdi. 

İlçe ve il kongrelerinde Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel destekçileri delege üstünlüğünü sağlamak için büyük bir rekabet yaşadılar. Özellikle İstanbul İl Kongresi’nde değişimcilerin üstün gelmesi ibreyi Özgür Özel’in lehine çevirdi.

Netice itibarıyla Kasım ayının ilk günlerinde gerçekleşen Kurultay sonucunda Özgür Özel, Kılıçdaroğlu’nu yenmeyi başararak CHP’nin sekizinci genel başkanı seçildi.

Seçim sonrası siyaset dünyamızın merkezinde yaşanan travmalardan birisi de İYİ Parti’de görüldü. Yapısal sorunlarla boğuşan İYİ Parti’de Genel Başkan Meral Akşener ile parti yöneticileri arasında yaşanan kriz uzun süre gündemi meşgul etti.

Seçim yenilgisi sonrası yerel seçim sürecinde CHP ile köprüleri atan ve yeniden ittifak yapmaya yanaşmayan Akşener, ittifak yapılması gerektiğini savunan partililer ile anlaşmazlık yaşadı.

Genel İdare Kurulu kararıyla seçimlere ‘hür ve müstakil’ girme yönünde duruş gösteren İYİ Parti, bu karara karşı çıkan parti yöneticilerinin istifalarıyla çalkalandı.

Yerel Seçimlerde başta Ankara ve İstanbul olmak üzere CHP ile iş birliği tartışmaları İYİ Parti’de önemli bir kırılma oluşturmaya devam ediyor.

7 Ekim 2023 itibarıyla yeniden alevlenen İsrail-Filistin çatışmaları tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de siyaset gündeminin merkezine konuşlandı.

Türkiye’de genel eğilimin Filistin’e yakın olmasına rağmen önceki çatışmalara nazaran iktidar daha itidalli bir çizgiyi takip etti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk günlerde yaptığı açıklamada taraflara sükunet çağrısı yaptı.

İsrail’in saldırılarını artırması sonucu Türkiye’de iktidar partisi de eleştirilerini daha sert şekilde İsrail’e yöneltti. 

Buna rağmen başta Saadet , Gelecek ve Yeniden Refah Partileri olmak üzere, Türkiye’de AK Parti iktidarının İsrail ile iş birliği yaptığını savunan siyasi akımlar da mevcut durumda. 

İsrail-Filistin arasında var olan savaş durumu, 2023’ün son günlerinde gündemde önemli bir yer tutmaya devam ediyor.

Türkiye, 2023 Seçimleri’nin sonuç ve etkileriyle bu yılı tamamlarken yeni yıla da 2024 Yerel Seçimleri gündemi ile girecek.

Yerel Seçim gündemi şimdiden ittifak tartışmalarıyla alevlenmiş gözüküyor. 

Cumhur İttifakı büyük bir kriz yaşamadan kendi birliğini koruyor gözükse de Millet İttifakı’nda işler yolunda gitmiyor.

İYİ Parti ve DEM Partisi’nin (eski HDP) yerel seçimlere kendi adaylarıyla girme kararı, muhalefetin 2019’da elde ettiği kazanımları korumasını çok zorlaştırabilir.

CHP’nin çiçeği burnunda genel başkanı Özgür Özel’in de 2019’da kazanılan belediyeleri korumak için nasıl bir iş birliği formülü oluşturacağını zaman içinde göreceğiz.

Kesin olan ise Türkiye’nin yeni yılın ilk çeyreği boyunca seçim tartışmalarını yaşamaya devam edeceği.

2023 yılı, son yıllarda iyiden iyiye hissedilen ekonomik problemlerin devam ettiği ve halkın alım gücünün düşüşünün sürdüğü bir yıl olarak tarihteki yerini aldı.

Seçim sonrası oluşan yeni kabinedeki en dikkat çekici isimlerin başında ekonominin başına getirilen Mehmet Şimşek geliyor.

AK Parti hükümetlerinde daha önce de görev yapmış olan Şimşek, Batı ile olumlu ilişkileri çağrıştıran bir profile sahip. Nitekim, göreve geldikten sonra yaptığı açıklamada da ‘Türkiye’nin rasyonel çizgiye dönmek dışında bir seçeneği kalmamıştır’ diyerek geçmişte yapılan hatalara işaret etti.

Şimşek’in ekonominin başına geçmesiyle kısmi bir dengelenme söz konusu olsa da, enflasyon artışının ve TL’nin durmak bilmeyen değer kaybının önüne nasıl geçileceği merak konusu olmaya devam ediyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir