Onuralp Bitim hedefini açıkladı! Bursaspor’un tarihi başarısı sonrası itiraf geldi

ÜMİT AVCI

Frutti Extra Bursaspor son dönemde öyle büyük işler yapıyor ki Türkiye değil, Avrupa da onları konuşuyor. Son olarak Zeljko Obradovic’in şampiyonluk adayı takımı Partizan’ı deplasmanda devirerek Eurocup’ta adını çeyrek finale yazdıran temsilcimizde Onurlp Bitim de her maç biraz daha büyüyen basketboluyla bir yıldız gibi parlıyor.

Genç yaşta A Takım seviyesine çıkıp alt yapı milli takımlarında jenerasyonunun en iyilerinden olduğu için adını erken duyup, beklentilere önce başladık ama henüz 23 yaşında ve önünde uzun yıllar var Onuralp’in, bu nedenle performansı Türk Basketbolu için umut saçıyor… Onuralp yaşadıklarını MİLLİYET’e anlatırken, bu kez adımlarını sağlam attığını gözler önüne koyuyor…

– Sezonun genelinde takımı ve kendini değerlendirirsen…

“Bu sezon her şey iyi gidiyor diyebilirim. Arada istediklerimi sahaya yansıtamadığım dönemler olsa da genel olarak iyi bir sezon geçiriyorum. Takım olarak baktığımızda da son dönemdeki çıkışımızla sezon başındaki hedeflere ciddi adımlar atabildik. Eurocup’ta hedefimiz play-off’tu, çeyrek finale çıktık. Ligdeki hedefimiz de play-off’a iyi bir yerden girebilmek ve bunun için de kalan maçlarımızı kazanmaya çalışacağız.”

– Müthiş bir maç trafiğinden geçtiniz. Rotasyonunuz daralınca, senin süren ve sorumluluğun arttı…

“Kendi adıma bu süreleri almam önemliydi. Oynama alışkanlığını kazanmak bir fırsattı. Bunu iyi değerlendirdim. Atletik gittikten sonra takımda farklı bir düzen vardı. Siz de takdir edersiniz ki iyi oyuncudan çok takımın kimyası önemli. Biz de yeni düzende sezon başındakine oranla birbirini iyi anlayan bir takım olduk. Yeni düzen oturup, roller netleştikten sonra ve herkes diğerinin ne yapacağını bildikten sonra böyle güzel, sabırlı bir oyun ortaya koyabildik.”

‘Sabırsız davrandım’

– Geçen gün televizyonda güzel bir sözün vardı, “Şimdiki aklımla 16 yaşındaki Onuralp’e söyleyeceklerim olur ama o yaştaki Onuralp bunları anlayabilir mi bilmiyorum” şeklinde…

“O zaman onların hata olduğunu farkedemezdim. Tabii ki şimdiki aklım olsa daha farklı olurdum. Sabırsız davrandım. Amerika’ya gitmek ve hemen geri dönmek ilk aklıma gelen hatalarım diyebilirim. Gitmeseydim ya da gitmişken kalsaydım iyi bir ortam olabilirdi benim için. Onun haricinde şöyle de bir gerçek var. Efes alt yapısından yetiştiğim için ABD’ye gittiğim dönemde döndüğümde kontratım geçerli olacaktı. O yüzden başka yere gidemezdim. Efes’te de mutluydum, ama büyük hedefleri ve bütçesi olan bir takımda bulunmak ne kadar sağlıklı bu tartışılır. Benim için de çoğu genç oyuncunun olduğu gibi sağlıksız oldu. O dönemde önceliği oyuncu yetiştirme olan bir kulüpte bulunmak isterdim.”

– Hala gençsin, 23 yaşına bastın, bu sezon iyi gidiyorsun ama çıkman gereken basamaklar var. Gelecek için planların ne?

“Uzun süredir beklediğim bir sezon geçiriyorum. Aslında son birkaç sezondur böyle bir yıl geçirmem gerektiğinin farkındaydım ve istiyordum. Şöyle bir gerçek var, sezonun son kısmını iyi geçirmek önemli. Sonunu iyi geçirdiğinizde başta başarısız bile olsanız onu herkes unutur. Dolayısıyla şu anda bireysel ve takım olarak sezonun en önemli kısmındayız. Onun için gelecekle ilgili plan yapmamaya çalışıyorum. Kalan süreyi en verimli şekilde geçirmeye çalışacağım.”

‘Güçsüz yönlerini geliştirsinler’

– Alt yapıda fizik olarak rakiplerine üstünlük kuruyordun ama A Takım’da fizikler eşitlendi. Aşağıdan gelen arkadaşlarına neler tavsiye edersin, hangi yönlerine yatırım yapmalılar ki bu seviyeye çıktıklarında bocalamasınlar…

“Açıkçası ben de alt yapıdaki bazı maçlarda kolaya kaçıyordum. Benim atletizmim yüksekti. Onun için oyun görüşümü ve zekamı zorlamak yerine bazı yerlerde atletizmimi kullanarak potaya gidiyordum. Ama A Takım’a çıktığınızda her şeyi iyi yapabilen isimlere karşı oynuyorsunuz. Bu yüzden bizden sonra gelecek kardeşlerime tavsiyem; güçlü yönlerinden çok güçsüz yönlerini geliştirmeleri lazım. Çünkü kendilerine ne kadar farklı silah ve yön ekleyebilirlerse o kadar rahat adapte olabilirler üst liglere. Penetreleri güçlüyse buna şut eklesinler, şutları iyiyse ikili oyunları ya da driplinge önem versinler… O zaman tutulmaları zorlaşır.”

‘Milli takım ayrı bir his’

A Milli Basketbol Takımı’nın son kadrosuna dahil edilmesi hakkında da fikirlerini söyleyen Onuralp, “Uzun zamandır beklediğim ve istediğim bir yerdi A Milli Takım. Daha önce de hak ettiğimi düşünüyordum ama böyle işlerde kendi bakışınız önemli değil tabii ki. Geç de olsa sonunda A Milli Takım formasını giyebildim. Ayrı bir histi. Alt yapılarda fazla milli olmama rağmen bu kez farklı bir his içindeydim. Bu bir başlangıç oldu. Allah’ın izniyle bundan sonraki kariyerimde uzun yıllar milli formayı şerefle taşımaya çalışacağım” dedi.

Babasının oğlu

Anadolu Efes’in, Koraç Kupası kadrosunda da yer alan ve Türk Basketbolu’nun önemli isimlerinden olan babası Mustafa Kemal Bitim’in oğlu olarak anılmaya devam ettiğini de hatırlattı Onuralp… ‘Sence ne zaman artık babana Onuralp’in babası demeye başlarız’ diye sorduğumuz başarılı isim şu yanıtı verdi:

“Yeni jenerasyon sosyal medyaya da hakim olduğu için yavaştan başlanmıştır denmeye. Sadece babamı değil, annemi ve tüm sevdiğim insanları kariyerimle ve karakterimle gururlandırabilirim. İyi bir basketbolcu ve iyi bir insan olarak benim ailem oldukları için onları gururlandırmak en büyük hedeflerimden.”

‘Taraftar öyle önemli ki’

Onuralp Bitim taraftarın önemine de vurgu yaptı. Bitim, “Bir takımı seçerken etkenlerden biri belki taraftar olmuyor ama aslında çok önemli. Geçen sene buna Karşıyaka’da şahit olmuştum ama pandemi nedeniyle hissedemedim. Bu sene Bursa taraftarını görünce anlıyorum ki onların maça etkisi sanılandan daha yüksek. Maçlarda geriye düştüğümüzde bizi ayağa kaldırıp enerjimizi yükseltiyorlar. Onlarla oynamak gerçekten büyük bir güç. Başarımızın en büyük etkenlerinden biri taraftarımız. Partizan maçının dönüşündeki karşılamayı hayatım boyunca unutamam” dedi.

‘NBA hayalim devam ediyor’

Son olarak NBA hayaline de değinen Onuralp Bitim, “Açıkçası bunun devam ettiğini söyleyebilirim. Bu konuda mütevazı olamam. Yeteneğimi ve atletizm seviyemi NBA’e ait görüyorum. Tabii ki belirli bir oyun zekasına sahip olmak ve belli seviyede kendimi kabul ettirmem de gerekiyor. Bunun için de çok çalışıp, umarım bir gün kendimi o arenada gösterebilirim” diye konuştu.

‘Oyun bağımlısıyım tarihe meraklıyım’

Yoğun maç temposu içinde farklı alanlara yönelmenin zor olduğunu anlatan yıldız basketbolcu kendi aktivitelerini de paylaştı. Bitim şu ifadeleri kullandı:

“3 günde bir maç olunca çok fazla bir şey olmuyor hayatınızda. Ama kampta dizi, film ve oyun önemli yer kaplıyor. Özellikle play-station’ı çok oynuyorum. Oyun bağımlılığım var biraz. Annem ve babam bu konuda biraz kızar bana… Onun dışında boş günlerde tarihi yerleri gezmeyi severim. Müzelere ilgim yüksektir. Bursa’da da Osmanlı döneminden kalma yerler olduğu için oraları gezmek benim için keyif. Bursa’da izin günlerini bu şekilde değerlendirmeye çalışıyorum ve çok şey öğreniyorum.”

‘Partizan taraftarının sesiyle idman yaptık’

Onuralp Bitim, Partizan zaferini anlatırken çok önemli bir detayı da açıkladı, “İki haftadır antrenmanlarımızı, Partizan taraftarının gürültüsünü dinleyerek yaptık. Salonda duyduğumuz sesler tanıdıktı. O yüzden fazla etkilenmedik” diye konuştu.

– Peki tüm Avrupa’ya sizi konuşturan Partizan zaferi… Nasıl bir maç oldu, o atmosferden nasıl çıktınız?

“Ne kadar zorlu bir karşılaşma olacağını biliyorduk ama kesinlikle kaybetmeye gitmedik. Her maçta olduğu gibi tek düşüncemiz kazanmaktı. Öncelikle oynayacağımız maçın stresinden çok, zevkine odaklandık. Bu seviyede ve atmosferde oynamak, herkesin kariyerinde hatırlayacağı bir şeydi. Biz de bunu düşündük. Sahaya çıktığımızda atmosfer etkileyiciydi. 20 bin kişi vardı ve bu sezonun Euroleague-Eurocup rekoruydu bu. Ama ben basketbolu seviyorum ve rakip bile olsa böyle bir atmoferde oynamaktan keyif alıyorum. Takım olarak karakterimiz asla pes etmemek. Bunu tekrarladık. Pes etmedik ve sonunda zafere ulaştık. Şimdi önümüzde iki maç var. İki maç daha kazanırsak Eurolegue’de oynayacağız. Böyle bir hedefe bu kadar yakın olmak hem heyecanlı hem korkutucu. Böyle bir şeye yaklaşınca istek artıyor ama gün gün gitmemiz gerekiyor. Cedevita’yı yenmiştik bu sezon. Bu dakikadan sonra zaten iyi kötü yok. Her şeyimizi vereceğiz sahada.”

– 20 bin kişi diyorsun, olumsuz etkisi olmadı mı?

“Buna çok hazırlıklıydık. Biz iki haftadır antrenmanlarımızı yaparken, Partizan taraftarının gürültüsünü salondaki ses sisteminden dinleyerek çalıştık. Salona çıktığımızda duyduğumuz bütün sesler tanıdıktı yani. O yüzden fazla etkilenmedik. Maça hem taktik olarak hem psikolojik olarak çok iyi hazırlanmıştık.”

Saha kenarı: Trossard’in Spurs’e attığı gol

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*