Köklü liselerin mezunları anlatıyor

Kuruluş tarihlerinden bu yana sayısız başarılı isim yetiştiren ve yetiştirmeye devam eden köklü liseler, bu sene de Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava hazırlanan adayların öncelikli hedefleri arasında olacak. Köklü eğitim geleneğine sahip bu okullar mezunlarına kuşkusuz hem üniversiteye girişte hem de yaşamın ilerleyen yıllarında pek çok avantaj sağlıyor. Mesleğinde başarılı olmuş isimlere lise yıllarını köklü bir eğitim kurumunda geçirmiş olmanın kendilerine neler kazandırdığını sorduk. 

‘MÜZİK TUTKUMU DOYASIYA YAŞADIĞIM YER’
Ömür Gedik – Yazar, Şarkıcı ve Hayvan Hakları Savunucusu, Erenköy Kız Lisesi mezunu
“Lise eğitimimi en iyi okullardan birinde tamamladım. Erenköy Kız Lisesi, mezunlarının iyi üniversitelerde yer aldığı bir okuldu. Ben okulu 2’ncilikle bitirdim. Sonrasında hedefim Boğaziçi Üniversitesi’ydi ve direkt oraya girebildim. Okulun aklımda kalan ve hiç unutamadığım yanı sosyal faaliyetleriydi. Lisede koroda yer aldım. Koro hem hayata hazırlandığım hem de müzik tutkumu doyasıya yaşayabildiğim bir yer oldu. Bu açıdan müzik öğretmenim Selçuk İşcan’ın bana katkıları çok büyüktür. Lisede gerek korolar gerekse öğretmenlerimin  yaklaşımları hayatımı olumlu etkiledi. Bunun dışında matematik ve fen alanında aldığım sağlam eğitim sayesinde üniversite sınavını da istediğim gibi kazanabildim.”

‘BEN HİÇ BİR ZAMAN YAPAMAM  DEMEDİM’
Prof. Dr. Niyazi Meriç – Nükleer Fizik, Radyasyon Fiziği  Emekli Öğretim Üyesi, Kabataş Erkek Lisesi mezunu
“Kabataş Erkek Lisesi, Türkiye’nin her yerinden gelen öğrencilerle doluydu. Lisede hocalarımız bize çok güzel eğitimler verdiler. Dersler bir yana bize hayat eğitimi verdiler. Ben evliliğimi bile liseden aldığım ilhamlarla yaptım. Bununla birlikte Kabataş Erkek Lisesi’ndeki arkadaşlarım da oldukça büyük başarılar elde ettiler. Öyle ki lisede kazandığım arkadaşlıklar sayesinde dünyanın birçok noktasında evim var diyebilirim. Kabataş Erkek Lisesi, insana özgüven verir. Ben lisede aldığım eğitim sayesinde hayatımda hangi projeye girdiysem ‘yapamam’ demedim. Ben hep ‘yaparım’ diyordum. Bununla birlikte iyi bir lisede okumak hayata bakış açımızı da geliştiriyor.”

‘RUHUMU BESLEYEN OKULDU’
Ayşe Tek – Opera Sanatçısı, Kandilli, Çamlıca ve İzmir Kız Lisesi’nde okudu.
Ben ortaöğrenime Kandilli Kız Lisesi’nde başladım. Bu okulda hayatımın her alanına yansıyan birçok önemli değeri kazandım. Kandilli Kız Lisesi, benim için önemli bir dönüm noktasıydı. Ruhumu besleyen bir okuldu.  Aynı şekilde Çamlıca Kız Lisesi’nde öyleydi benim için. İzmir Kız Lisesi ise opera sanatçısı olmama vesile olan okul oldu. O dönem benim hayalim tiyatroydu fakat İzmir Kız Lisesi’ndeki öğretmenlerimin yönlendirmesi de kariyerime bu şekilde yön vermemde etkili oldu.

‘DÜNYANIN HER YERİNE UYUM SAĞLAYABİLİRİM’
Abdullah Oğuz  – Film Yapımcısı, Yönetmen ve Senarist, Vefa Lisesi mezunu
“Öğretmenlerimiz gerçekten çok müthişti.  Vefa Lisesi, bana kariyerim için çok önemli bir şey kattı, orada okumak bana iyi bir gözlem yeteneği kazandırdı. Değişik ve farklı kültürlerin bir arada bulunduğu bir okuldu, bu bende çok büyük bir birikim yarattı. Vefa Lisesi’nde okuduğum için beni hangi ortama koyarsanız ben oraya uyum sağlarım. Dünyanın neresine gidersem gideyim adapte olabilirim. Bu da okulumun bana kazandırdığı önemli bir artı.”

‘İNSANI VE HAYATI ANLAMAK İÇİN ÖNEMLİ’
Vedat Milor – Akademisyen, Gastronomi Yazarı, Galatasaray Lisesi mezunu
Milor, “Hesap Lütfen!” isimli kitabında  ve kişisel internet sitesinde lisede geçirdiği dönemleri şöyle anlattı: “Yatılı olarak okuduğum Galatasaray Lisesi’ndeyken 3 merakım vardı: Biri masa tenisi diğerleri , dünya sineması ve edebiyat. Lisede dünya sinemasını takip ettim ve o dönem çok fazla kitap okudum. Özellikle klasik sinemayı bilmenin ve dünya klasiklerini okumanın, insanı ve hayatı anlama çabamız içinde bize en büyük yardımcılar olduğunu düşünüyorum. Lisedeki son senemde ise Galatasaray Kültür ve Edebiyat Şöleni Komitesi Başkanı oldum ve daha sonra gelenek haline gelen bu şöleni organize ettim.”

‘İSTANBUL ERKEK LİSESİ SİZE BİR KİMLİK VERİR’
Prof. Dr. Emre Üstündağ  – KBB Hastalıkları Uzmanı, İstanbul Erkek Lisesi mezunu
“1983 yılında mezun olduğum İstanbul Erkek Lisesi’nde yatılı olarak 7 yıl öğrenim gördüm. Almanca ve İngilizceyi öğrendiğim ve İstanbul Tıp Fakültesi’ni kazanmamda önemli payı olan İstanbul Erkek Lisesi’nin, öğretmenleri seçilmiş kişilerdir. Ancak derslerde başarılı olabilmek için çok çalışmak gerekir. Bu okulun mezunlarının en önemli özellikleri bence çalışkan ve istikrarlı olmaları. İstanbul Erkek Lisesi bir kimlik verir. Hayata bakışınızı etkiler. Bu durum sosyal hayatınızı da etkiler. Meslek hayatımda bazı hastalarım, İstanbul Erkek Lisesi mezunu olmamı önemsediklerini ve bu nedenle beni güvenilir bulduklarını ifade etmişlerdir.”

‘BENİ MESLEĞİME YÖNLENDİRDİ’
Gülhan Şen – TV Yapımcısı Kabataş Erkek Lisesi mezunu
“Beni mesleğime yönlendiren süreç Kabataş Erkek Lisesi’nde başladı. Sadece bilgi değil; öğrencilere spor, sanat, müzik, resim, edebiyat alanlarında da donanım kazandıran öğretmenlerimiz vardı ve sürekli birtakım etkinlikler yapılırdı. Tüm bunlar bana çok geniş alanlarda bir genel kültür altyapısı sundu diyebilirim.”

‘AİLE OLMAYI ÖĞRENDİM’
Dr. Didem Aktan – Ortodontist, Cağaloğlu Anadolu Lisesi mezunu
Hem vizyonuma hem de eğitimime çok şey kattı. Biz o dönem Alman öğretmenlerimiz ile ders işliyorduk. Çok disiplinli çalışmayı, aile olmayı, bir işi bölüşerek yapabilmeyi burada öğrendim. Tüm bunların şu anki kariyerime çok faydası oldu. Hem yabancı dil açısından hem de sosyallik açısından da bana çok şey kattı. Cağaloğlu Anadolu Lisesi, sorumluk sahibi olmayı öğretti.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.