Kilo vermeyi engelleyen 8 kötü alışkanlık

Kilo vermeyi engelleyen 8 kötü alışkanlık
Kilo vermeyi engelleyen 8 kötü alışkanlık
Diyettesiniz ama yine de fazla kilolarınızı veremiyor musunuz? Cevap günlük alışkanlıklarınızda gizli olabilir. Düzenli olarak egzersiz yapıyor, kalori sayıyor, sağlıklı besleniyor ve buna rağmen fazla kilolarınızı veremiyorsanız, fark etmediğiniz ve zayıflama için kritik olan küçük hatalar yapıyor olabilirsiniz. Çoğu kişi gibiyseniz, kilo vermek için diyet yaptıktan sonra sonuçları hemen görmek istersiniz. Ayrıca kaybettiğiniz kilonun yağdan mı, kastan mı yoksa sudan mı gittiğini de merak edebilirsiniz. Kilo verme genellikle iki aşamada gerçekleşir; erken, hızlı kilo verme aşaması ve ardından daha yavaş, daha uzun kilo verme dönemi. Hızlı kilo verme aşaması, en önemli fiziksel değişiklikleri fark edeceğiniz zamandır. Kilo vermeyi engelleyen 8 kötü alışkanlık #1 Kilo vermenin ilk aşaması, en fazla kilo verdiğiniz ve görünüşünüzdeki değişiklikleri fark etmeye başladığınız dönemdir. Bu genellikle ilk 4-6 haftada olur. Bu aşamadaki çoğu kilo kaybı karbonhidrat, protein ve sudan gider ve daha az ölçüde vücut yağında azalma olurç Düşük karbonhidrat diyeti veya ketojenik diyet uygulayanlar, düşük yağlı diyet uygulayanlara kıyasla kilo kaybını daha hızlı yaşayacaklardır, çünkü su ile birlikte vücutlarının karbonhidrat depolarını daha hızlı tüketirler. Ancak araştırmalar, uzun vadede düşük karbonhidratlı bir diyetin ve ketojenik diyetin düşük yağlı bir diyete göre genel kilo kaybı için bir avantaj sağlayıp sağlamadığını net olarak ortaya koymamıştır. Kilo verme hızı diyet dışındaki yaş, cinsiyet, başlangıç ​​ağırlığı ve fiziksel aktivite düzeyi gibi faktörlerden de etkilenir. Örneğin, erkeklerin kadınlardan daha hızlı kilo verme ihtimali daha yüksektir ve bu kilo kaybının bir kısmı kas olsa da, ileri yaştakiler gençlerden daha hızlı kilo verebilir. Ayrıca, daha yüksek bir başlangıç ​​ağırlığına sahipseniz ve daha sık egzersiz yapıyorsanız daha hızlı kilo vermeniz olasıdır. Kilo vermeyi engelleyen 8 kötü alışkanlık #2 İkinci aşamadaki kilo kaybı çok daha yavaş gerçekleşir ve genellikle 6 hafta ve sonrasındaki kilo kaybından kaynaklanır. Zaman zaman, bir çıkmaza girebilirsiniz. metabolizmayı ve egzersiz sırasında yaktığınız kalori miktarını azaltan metabolik ayarlamalar nedeniyle çok az kilo verdiğiniz veya hiç kilo vermediğiniz bir dönem yaşayabilirsiniz. Bu tür dönemler yaygındır çünkü birçok diyet aşırı kısıtlayıcıdır ve takip edilmesi zordur, bu da insanların diyetten sapmalarına neden olur. Diyetin uzun süreli izlenmesi için, diyet düzeninin yaşam tarzınıza ve tercihlerinize uygun olması önemlidir, böylece uzun vadede buna bağlı kalabilirsiniz. Her iki durumda da, hedefinize ulaşmak için diyetinizi ve yaşam tarzınızı zamanla ayarlamanız gerekecektir. Kilo vermeyi engelleyen 8 kötü alışkanlık #3 Kilo vermenin sürdürülebilir yolu yaşam tarzınıza uygun olmasıdır. İşte diyet yapmanıza rağmen kilo verememenize neden olan 8 hata. Light Ürünler Tüketmek Sizi cezbedebilirler, ancak az yağlı ve az şekerli ürünler kilo vermenize yardımcı olmaz çünkü daha az besin sağlarlar ve çoğu zaman bunu telafi etmek için sizi daha fazla yemeye zorlarlar. Daha da kötüsü, sağlığınız üzerinde olumsuz etkileri de olabilir. Bu ürünlerde doğal olarak bulunan karbonhidratlar ve şekerler yerine, üreticilerin onları lezzetli hale getirmek için katkı maddeleri ve tatlandırıcılar kullanmak gibi çeşitli işlemler yapması gerekiyor. Çalışmalar, tatlandırıcıların düzenli tüketiminin tip 2 diyabet riskini yüzde 67 oranında artıracağını göstermiştir. Çok Fazla Tuz Tüketmek Tuz, direkt kilo almanıza neden olmasa da ortaya çıkaracağı şişkinlik nedeniyle çeşitli sorunlara yol açabilir. Araştırmalar, yağlı yiyeceklerde bulunan tuzun onlara olan bağımlılığı artırdığını ve kişiyi gereğinden fazla yemeye ittiğini gösteriyor. Dünya Sağlık Örgütü günde bir çay kaşığı (5 gr) tuz tüketiminin geçilmemesini öneriyor. Çok Hızlı Yemek Vücudun ihtiyacından fazlasını tüketmemek için yavaş yemek gereklidir. Midenin beyne bir tokluk sinyali göndermesi ortalama olarak yirmi dakika sürer. Araştırmalar, yavaş yiyenlerin daha hızlı yiyenlere kıyasla yemek başına ortalama 66 kalori az tükettiğini gösteriyor. Buna ek olarak, yavaş yemek aynı zamanda daha büyük miktarlarda tüketilmiş izlenimi de verir ve psikolojik olarak da tokluğu sağlar. Yeterince Su İçmemek Araştırmalar, daha fazla su içen diyet yapanların, bu alışkanlığı olmayanlara göre yüzde 30 daha fazla kilo verdiğini gösteriyor. Su sadece daha az yemenizi sağlayan bir iştah kesici olarak hareket etmekle kalmaz, aynı zamanda toksinlerin vücuttan uygun şekilde atılması ve dolayısıyla düzgün çalışmasında da rol alır. Ayrıca yağların uygun şekilde parçalanması için vücutta yeterli su gereklidir. Yeterince Uyumamak Çok sayıda araştırma, uyku eksikliğinin zayıflamayı önlediğini göstermiştir. Daha da kötüsü, sizi şişmanlatabilir. 18 ila 79 yaş arası bir grup üzerinde yapılan bir Kanada araştırmasına göre, uyku eksikliğinin günlük kalori alımındaki artışla, ek enerji harcaması olmaksızın 250 ila 350 kalori daha artmasıyla ilişkili olduğu görülüyor. Geç Akşam Yemekleri Araştırmalara göre, gece geç saatlerde yemek yiyenlerin, yemeyenlere göre kilo alma olasılıkları daha yüksek. Öğle yemeğinden geç saatte yenilen akşam yemeğine kadar olan çok uzun süren açlık, yağ ve şeker açısından zengin ürünleri daha fazla tüketmeye itiyor. Çok Fazla Televizyon İzlemek Araştırmalar, her gün TV izleyerek geçirdikleri zamanı yarıya indiren aşırı kilolu katılımcıların ortalama 119 ekstra kalori yaktığını buldu. Ev işleri, sindirim yürüyüşleri, bahçe işleri… Aktif olmak için harcadığınız her zaman dilimi, kilo kaybınızı artırır. Dinlenmek İçin Zaman Ayırmamak Vücutta stres hormonu olan kortizol çok yüksek olduğunda, kan şekeri seviyeleri de yükselir ve vücut karın bölgesinde daha fazla yağ depolamaya başlar. Yani stres sık sık yaşanıyorsa, sonunda kilo alırsınız. Doğada yürüyüşler, müzik, sevdiklerinizle zaman geçirmek… Her gün dinlenmek için zaman ayırmanız şartıyla tüm rahatlama teknikleri iyidir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*